Tohumculuk Kanunu’na karşı açılan davaya dair açıklamalar

Tohumculuk Kanunu’na karşı açılan davaya dair açıklamalar

15 Ocak 2011

Anayasa Mahkemesi, Tohumculuk Kanunu’nun iptali isteğini görüşüyor. Bu amaçla Çiftçi-Sen’den görüş sordu. Çiftçi-Sen bu konuda gereken bilgiyi Anayasa Mahkemesi’ne ulaştırdı. Bu konuda da kamuoyunu bilgilendirmek için bir basın açıklaması yayınladı. Açıklama şöyle:

BASINA VE KAMUOYUNA 5553 SAYILI TOHUMCULUK KANUNU

Bilindiği üzere Ekim 2006 tarihinde TBMM’ de 5553 Sayılı Tohumculuk Kanunu çıkarıldı. Çıkarılan 5553 sayılı Tohumculuk Kanunu’nun 4’ ncü, 5’ inci, 6’ ıncı, 8’ nci, 9’ uncu ve 15’nci maddelerinin iptali için ana muhalefet partisi CHP, Anayasa Mahkemesine başvurdu. Anayasa Mahkemesi, Anayasa’nın 149. maddesinin dördüncü fıkrası ile 2949 sayılı Anayasa mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 30. maddesinin birinci fıkrası gereğince, Çiftçi Sendikaları Konfederasyonu Başkanı Abdullah AYSU’nun, 12.1.2011 Çarşamba günü saat 10.30’ da sözlü açıklamalarının dinlenilmesine karar vermiştir. Bu karar üzerine Konfederasyon Başkanımız Abdullah AYSU Konfederasyonumuzun kanuna ilişkin ortak görüşünü aktarmıştır.

Çiftçi Sendikaları Konfederasyonu’nun 5553 sayılı Tohumculuk Kanununa ilişkin görüşleri şöyledir: Tohum tarımsal üretimin olmazsa olmazıdır. Toprağa ilaç, gübre saçar, toprağı sular ama tohum atmazsanız ürün elde edemezsiniz. Toprağa ve bitkiye gübre ile ilaç vermez, sulamazsanız ama tohum atarsanız az da olsa ürün alırsınız. Bu nedenle tohum tarım ve gıda için önemlidir. Çiftçi için ise tohum olmazsa olmazdır. Çünkü çiftçi, ürettiği ürününden tohumunu özgürce ayırabilene denir. Ancak tohumculuk meslek değil, bir iştir. Yani çiftçiler, çiftçilik mesleğini icra ederken yaptıkları bir iştir. Ancak çiftçilik meslektir, tohumculuk meslek değildir.

5553 sayılı Tohumculuk Kanunu 43 maddeden oluşuyor. Kanunun 2 maddesi amaç, 3 maddesi, kapsam ve tanımlama, 12 maddesi tohumculuğu düzenliyor. Kalan 25 maddesi ise Tohumcular Birliği’ni düzenliyor. Kanun esasen Tohumculuğu değil, Tohumcular Birliğini düzenliyor. Şöyle ki; 5553 Tohumculuk Sayılı Yasa’nın, “Kayıt altına alma “ başlıklı 4. maddesinin fıkrası: Tarımsal bitki türlerine ait çeşitlerin; kayıt altına alınması, kütükte kalış süresi, kayıt alınmanın yenilenmesi, kütükten silinmesi, devamlılığın sağlanması, katalog oluşturulması ile ilgili hususlar(ın) yönetmelikle belirlen” mesini öngörmektedir. “Tohumculuk Üretimi” başlıklı 5. maddesinin 2. fıkrası: “Tohumlukların geliştirileceği özel üretim alanlarının özellikleri ile sınırları içerisinde tohumluk yönetimi yapan ve bitkisel ürün yetiştiren gerçek veya tüzel kişilerin uyması gereken hususlar(ın) yönetmelikle belirlen” mesini öngörmektedir. “Tohumluk sertifikasyonu” başlıklı 6. maddenin 3. fıkrası: Tohumluk sertifikasyon esasları ile ambalajlama ve etiketlemede uyulacak hususlar(ın), bitki gruplarına göre yönetmelikle belirlenen” mesini öngörmektedir. 7. maddenin 1. fıkrasına göre; “Yurt içinde sadece kayıt altına alınmış çeşitlere ait tohumlukların ticaretine izin veril”ecektir. “Piyasa denetimi” başlıklı 8. maddenin 1. fıkrası: “Tohumlukları yetiştiren, işleyen ve satışa hazırlayan, dağıtan ve satan gerçek veya tüzel kişiler(in), Bakanlık tarafından yetkilendiril(eceğini “ve denetlen”eceğini, “Yetkilendirme ve denetim ile ilgili usul ve easaslar(ın) yönetmelikle belirlen”mesini öngörmektedir. “Ücret” başlıklı 9. maddenin ikinci fıkrası: Yasada sayılan ücretlerin “her yıl ocak ayında Bakanlık tarafından belirlenerek ilan edil’eceğini, “Ücretler ile ilgilim usul ve esaslar(ın) yönetmelikle düzenlen”mesini öngörmektedir. Yetki devri başlıklı 15. maddenin 4. fıkrası: “Yetki devrinin şartları(nın), yetki devredilecek Birlik, kamu kurum ve kuruluşları, özel hukuk tüzel kişileri ve üniversitelerle ilgili teknik ve fiziki şartlara ilişkin usul ve esaslar ile yetki devrinin geri alınmasında uygulanacak hususlar(ın) yönetmelikle belirlen”mesini öngörmektedir. Görüldüğü üzere önce yönetmelikle belirlemeleri yapıyor sonra Tohumcular Birliğine yetki devri yapılarak yetkili kılınıyor…

Tohumculuk Yasası’nın “Yetki Devri” başlıklı 15. madde şöyledir: Bakanlık gerekli gördüğü hallerde, 5 inci, 6 ıncı, 7 nci, ve 8 inci maddelerde belirtilen yetkilerini kısmen veya tamamen Birliğe, kamu kurum ve kuruluşlarına, özel hukuk tüzel kişilerine veya üniversitelere; şartları belirlenmek kaydıyla, süreli veya süresiz olarak devredebilir. Bu maddeyle, Tarım ve Köyişleri Bakanlığı’na tanınan yetkilerin “kısmen veya tamamen” Tohumcular Birliği’ne, kamu kurum ve kuruluşlarına, özel hukuk tüzel kişilerine veya üniversitelere “süreli veya süresiz” devir yolu açılmaktadır. Bilindiği gibi, Anayasa’nın 6. maddesine göre, “hiçbir… organ kaynağını Anayasa’dan almayan bir Devlet yetkisi kullanmaz.” Anayasa’nın 7. maddesine göre, “yasama yetkisi Türk Milleti adına Türkiye Büyük Millet Meclisinindir. Bu yetki devredilemez.” Anayasa’nın 8. maddesine göre, “Yürütme yetkisi ve görevi Cumhurbaşkanı ve Bakanlar Kurulu tarafından, Anayasa’ya ve kanunlara uygun olarak kullanılır.” Anayasa’nın 115. maddesine göre de, “Bakanlar Kurulu, kanunun uygulamasını göstermek veya emrettiği işleri belirlemek üzere, kanunlara aykırı olmamak ve Danıştay’ın incelenmesinden geçirilme şartıyla tüzükler çıkarabilir.

Görüldüğü üzere yetki devri Anayasa’ya aykırıdır. Anayasa’ya aykırı bu yetkilendirme bu düzenleme ile kendi kendini yetkilendirme boyutuna ulaşıyor. Başka bir deyişle Tohumcular Birliği’ne hem savcı hem yargıç konumu sağlanmış olunuyor. 553 sayılı Tohumculuk Kanun’un 16. Maddesinin 1. fıkrası: “Alt birlikler, tohumculuk sektörünün geliştirilmesi ile sektörde faaliyet gösteren gerçek veya tüzel kişiler arasında mesleki dayanışma sağlayarak mesleki faaliyetleri kolaylaştırmak, tohumculuk faaliyetinde bulunanların ekonomik ve sosyal haklarının korunmasını sağlamak ve mevzuatla verilen görevleri yerine getirmek amacıyla bitki ıslahçıları, tohum sanayicileri ve üreticileri, fide üreticileri, fidan üreticileri, tohum yetiştiricileri, tohum dağıtıcıları, süs bitkileri üreticileri ve tohumculukla ilgili diğer konularla iştigal eden en az yedi gerçek veya tüzel kişi tarafından faaliyet alanlarına göre kurulan, tüzel kişiliğe sahip kamu kurumu niteliğinde meslek kuruluşlarıdır. “

Bu yasada sözü edilen kamu kurumu niteliğinde meslek kuruluşlarıdır. Daha önce belirttiğimiz gibi tohumculuk bir meslek değildir. Çiftçiliğin üretim sürecinde kullanmak üzere ürettiği üründen ayırdığı ve ekim zamanında kullandığı bir üretim girdisidir. Tıpkı, gübre, ilaç, su, mazot gibi… Ancak bunlara göre daha önemlidir. Çiftçi için olmazsa olmazdır. Tarımsal üretimin gerçekleşmesi için mutlak gereklidir.

Ayrıca kamu kurumu niteliğinde meslek kuruluşları özel yasayla kurulması gereken kuruluşlardır. Tohumcular Birliği’ne kamu kurumu niteliğinde meslek kuruluşu atfedilerek yetki devri yapılması doğru değildir.

Biz 5 milyon 340 bin çiftçi ailesiyiz. Geçimimizi tarımdan sağlarız. Baştan belirttiğimiz gibi tohum üretime devam etmemiz için gereklidir. Tohumcular Birliği sayıları 200 civarında şirkettir. Bunların çoğunluğunun acente niteliğinde olduğunu düşündüğümüzde gerçek tohumcu şirket sayısı 10-15 arasıdır. Bu yasa 5 milyon 340 bin çiftçi ailesini, sayıları 10-15’i geçmeyen tohum şirketine bağımlı kılmaktadır. Takdir siz yüce heyetindir.

Saygılarımızla

Çiftçi Sendikaları Konfederasyonu

Not: Konfederasyon Başkanımız mahkeme heyetinin isteği üzerine maddelerin içeriğine ayrıntılı girmemiş, maddeleri tek tek sayarak ve çiftçi açısından yaratacağı sıkıntılarla bağını kurmuştur. Ve maddeler dışındaki yukarıdaki yazılı düşünceleri sözlü olarak aktarmıştır.

Ayşen    http://gdohp.blogspot.com/

 

MEHDI EKER: NEDEN YETKI DEVRI, CÜNKÜ TARİM BK TEK BAŞİNA TÜM ÇEŞIT GELIŞTIRME DENEMELERİNİ DENETLEYEMIYOR

http://www.tarim.gov.tr/Duyurular,haber_Detayli_Gosterim.html?NewsID=1503

Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehmet Mehdi Eker, 2006 yılında çıkarılan Tohumculuk Kanunu ile sektörün eskiye kıyasla çok mesafe katettiğini belirterek, “Türkiye’de tohumluk üretimi, yeni çeşit geliştirme ve ihracatta artış yaşanırken, bu dönemde dışa bağımlılık da azaldı” dedi. Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehmet Mehdi Eker, Tohumculuk Kanunu'nun bazı hükümlerinin iptali ve yürürlüğünün durdurulması istemiyle Anayasa Mahkemesinde açılan davada, mahkemeye sözlü açıklamada bulundu. Mahkemeden ayrılırken gazetecilere açıklama yapan Bakan Eker, tohumculuk kanununun 2006 yılı sonunda çıktığını, 2007 başında da ana muhalefet partisi tarafından dava açıldığını hatırlattı.* Tohumculuk Kanunu’nun çıkmasıyla Türkiye'de sektörün geliştirilmesi yönünde önemli adımlar atıldığını kaydeden Bakan Eker, şöyle konuştu: “2006 yılında çıkarılan Tohumculuk Kanunu’nun uygulamaya girmesinden bu yana, Türk tohumculuk sektörü eskiye kıyasla çok önemli mesafe katetti. Hem üretim arttı, hem sektörün yapılanmasıyla ilgili önemli gelişmeler sağlandı. Türkiye'nin tohumluk üretiminde çok ciddi bir artış meydana geldi. Yeni tohum çeşitleri geliştirildi. Bu manada da Türkiye tohumculuk sektörünün dışa bağımlılığı azaldı. Tohumluk ihracatı artış gösterdi. Bunlarla ilgili açıklama yaptık. İtiraz edilen husus özellikle bu kanunun 15. maddesiyle ilgili. Yine, 6, 7 ve 8. maddeleriyle ilgili. Orada bir yetki devri söz konusu, onun bir endişesi var, dilekçede o belirtilmiş, onunla ilgili açıklamamızı da yaptık. Tohumculuk Kanunu’ndaki düzenlemelerin yürürlükteki yasalarla birçok sektörde yapılan yetki devri işleminden mahiyet itibariyle hiçbir farkı olmadığını düşünüyoruz. Devletin teknik anlamda çok ayrıntılı, çok uzun süreli, çok büyük bir işgücü gerektiren denetim faaliyetlerini kendisinin yapması mümkün değil. Yani düşünün 10 binlerce hektar alanda ülke genelinde bir buğday tohumluğu üretiliyor, her biri ayrı bir yerde ve sizin bunların her birini çok kısa bir zaman dilimi içinde denetlemeniz gerekiyor, bu mümkün değil. Süre olarak, altyapı olarak, teknik kapasite olarak... Dolayısıyla bunu denetim esasları sizin tarafınızdan belirlenmek kaydıyla bu faaliyetlerin kontrollerin bir kısmını ilgili kuruluşlara devretmeniz gerekiyor. Kanunda esasen öngörülen odur. Benzeri kanunlar da var. Esasen anayasanın 47. maddesi de zaten buna cevaz veriyor. Bu konularla ilgili açıklamalarımızı yaptık.”

*Bakan Eker, Mahkemeye, tohumculuk sektörünün sağladığı gelişmelere ilişkin bilgi sunduklarını belirterek, “Tabii takdir onların, değerlendirmelerini yapacaklar” dedi.

Genetik çeşitliliği oluşturan köy/yerel çeşitlerin tohumlarının satışının yasağının teyit eden AB Adalet Mahkemesi kararıyla bu bitkilerin serbest dolaşımı ve devamlılığı için bir kanal daha kapalı kalmaya devam ediyor. Talihsiz bu karara getirilen başlıca gerekçe, tarımda verimlilik. Halbuki günümüze kadar, tek hedef olan bu önceliğin sağlık ve çevreye ne kadar soruna neden olduğu yaygın olarak anlaşıldı. Tüketiciler, üreticiler ve yerel ve ulusal yönetimler, daha sağlıklı alternatifler aramaya başlamış bulunuyor. Gıda üretiminin birçok yanıyla mercek altına alındığı günümüzde; çevre ve insan sağlığı için bilinen tüm sorunlarıyla beraber verimliliğin tek unsur olarak gözetilmesi, zamanımıza uygun bir yaklaşım olarak görünmüyor.

Geçenlerde sonuçlanan, Kokopelli ile ilgili AB Adalet Divanı mahkemesinin kararı hakkında, Fransız Köylü Tohum Ağı üyesi ve Via Campesina Biyoçeşitlilik Grubu mensubu Guy Kastler’in yorumu.

Çeviren: Z. Bilgi Buluş

col2

Tohum

Sevdiğimiz bitkilerin yaşaması ve devamlı gelişmesi için tohumlarını alıp tekrar ekmemiz lazım. Çok sayıdaki tür için, tohumlarının bitkiden nasıl alınıp saklamamız gerektiği anlatılıyor.
devamı...

 

Bahçe

Bahçevanlık bilgileri engin deniz! … Bir yerden başlamak yeterli. Tecrübeli bahçıvandan ilk başlayanlara kolay gelecek, kolay gezinebilir bir bahçecilik rehberi.
devamı...

 

Bitki Evrimi

Genler, canlı maddeye şekil verendir. Bitki genetiğini yönlendirme işini de, insan ve doğa bölüşüyor. Atalarımızın yaptıkları gibi... Sağlıklı ve sağlığımızı koruyan bitkilerin genetik potansiyelini destekleyen basit yöntemleri anlatan denemeler, incelemeler.
devamı...